<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><rss xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' version='2.0'><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084</atom:id><lastBuildDate>Sun, 13 Dec 2009 15:49:45 +0000</lastBuildDate><title>YENİLGİ YENİLGİ BÜYÜYEN BİR ZAFER VARDIR!!!</title><description>ah şu yanlızlık
kemik gibi ne yana dönsen batar...</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/</link><managingEditor>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>71</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-6922251595832986943</guid><pubDate>Sun, 06 Dec 2009 16:25:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-12-06T08:27:12.224-08:00</atom:updated><title>mfa/ MOLODRAM</title><description>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SxvbWmdqXmI/AAAAAAAAAkc/CUSs3g-z1WE/s1600-h/dert.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 291px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SxvbWmdqXmI/AAAAAAAAAkc/CUSs3g-z1WE/s400/dert.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5412160558544346722" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yalnızlığımla oyalamayın beni &lt;br /&gt;Bir terkedilmişliği yeğliyorum şimdi…&lt;br /&gt;Sahip olamayacağımı bildiklerimi istemiyorum&lt;br /&gt;İstemek fiilinden geçtim kapısından adım dahi atmıyorum…&lt;br /&gt;Yumuşatılmış öğütler peşinde değilim asla&lt;br /&gt;Her bir var oluşun aslında yok olacağını biliyorum…&lt;br /&gt;Gösteriş yaptığını bilip de gösteri peşindeki hayatlar&lt;br /&gt;Büyük sahne kurulduğunda hangi oyunu sahnelersiniz ki…&lt;br /&gt;Kimliğini yaşamının önünde tutup da sus kesilip &lt;br /&gt;Bir ömür boyu aslından uzak &lt;br /&gt;Fersah fersah amber kokan diyardan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir türlü dengeyi tutturamayan yolcu &lt;br /&gt;Mefistonun kıskacında bertaraf edilmiş bir hayat… &lt;br /&gt;Gölgesinden korkarak sığınacak yer arayan &lt;br /&gt;Cahiliyetin en doruğunda &lt;br /&gt;Mefistonun kıskacında… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derinin üstünde öğüt yargısındaki bakış &lt;br /&gt;Her bir vuruşta sessiz hüküm&lt;br /&gt;Ölüm suyundan bir yudum da sen iç&lt;br /&gt;Geçivermişliğin farkında&lt;br /&gt;Duanın yırtıcı pençesindeki hayat…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarkacımda saklı &lt;br /&gt;Bir kalenin anahtarı şimdi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizimki dediğimiz onca başlık&lt;br /&gt;Teranesinde kürenin bilmem hangi köşesinde &lt;br /&gt;Çocukluğumda gördüm yalan hayalleri&lt;br /&gt;Uzun boylu gölgelerden çekince bedenimi&lt;br /&gt;Sarkıtmadım boynumu hiçbir trenin penceresinden… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşlerimde gizli şimdi&lt;br /&gt;Bir okyanusun sırrı… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Omzumda ayağı Bistami’ nin &lt;br /&gt;Hasan-i Basri ‘den gelen uzun soluk&lt;br /&gt;Bağdat’a giderken koynunda rüzgârın &lt;br /&gt;Tepelenirken sol yan&lt;br /&gt;Doruğunda hazzın…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acık ve his &lt;br /&gt;Ne hazin Azizim! &lt;br /&gt;Uğraşılası bir hayat&lt;br /&gt;Ulaşılası bir ebed…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                              MUHAMMED  f. aydın &lt;br /&gt;                                              Temmuz 09&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-6922251595832986943?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/12/mfa-molodram.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SxvbWmdqXmI/AAAAAAAAAkc/CUSs3g-z1WE/s72-c/dert.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-8229703226486277073</guid><pubDate>Thu, 26 Nov 2009 20:39:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-11-26T12:42:01.101-08:00</atom:updated><title>mfa/ kurban</title><description>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/Sw7oDY9mA8I/AAAAAAAAAkU/tWn0zS_xm1k/s1600/Syf0500.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/Sw7oDY9mA8I/AAAAAAAAAkU/tWn0zS_xm1k/s400/Syf0500.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5408515347456590786" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessiz bir sabahın ardından &lt;br /&gt;Sır gibi insanlar ayakta&lt;br /&gt;Telaşlı bir sızı var yüreklerde &lt;br /&gt;Bilinmiyor işte, kimse bilemiyor bu sızıyı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaratan demişti ya hani şöyle : &lt;br /&gt;“ Sadece benim rızam için her şey bugün”&lt;br /&gt;Bilinmeyen belki de bu idi.&lt;br /&gt;Yakınlaşma günü bugün ve her gün &lt;br /&gt;Uzaklara hatta ta ötelere  yakın olmak için..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rahmet yağmurları tılsımları ile&lt;br /&gt;Rabbin şu fermanına namzet der :&lt;br /&gt;“Ortak koşanlardan olma ve Bana yönel”&lt;br /&gt;Amacıdır çünkü Yaratanın ulaşmasını ister &lt;br /&gt;Sadece kendisine bağlılığın ve itaatin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kan değil istenen &lt;br /&gt;İbrahimi bir sadakat ömürde&lt;br /&gt;İsmailce bir tavır &lt;br /&gt;Ve &lt;br /&gt;Muhammedi bir ruh &lt;br /&gt;Tüm ümmete&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                               Aralık 2008&lt;br /&gt;                                                   mfa&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-8229703226486277073?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/11/mfa-kurban.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/Sw7oDY9mA8I/AAAAAAAAAkU/tWn0zS_xm1k/s72-c/Syf0500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-8018121464020908890</guid><pubDate>Tue, 17 Nov 2009 10:45:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-11-17T02:48:56.689-08:00</atom:updated><title>ömer yusuf CAN / yaşama hakkı</title><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SwJ_jkTKkzI/AAAAAAAAAkM/CAm8AsqRZgk/s1600/durgun+sular.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 266px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SwJ_jkTKkzI/AAAAAAAAAkM/CAm8AsqRZgk/s400/durgun+sular.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5405022751814226738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bu yazıyı “yaşamak güzel” diyen kadim dostum mfa ya ithaf ediyorum…                          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                             YAŞAMA HAKKI &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerden pazartesi haftanın en yoğun günü. Oturup biraz kendinizi dinlediğinizde hayat bütün argümanları ile üzerinize abanmaya kalkışır. Üstelik günlerden pazartesi malum haftanın en yoğun günü. Başınızı yukarılara taa yukarılara gökyüzüne kaldırdığınızda yoğun yağmurlarla yıkanır gider düşüncelerden tarumar olmuş benliğiniz. Bir yaşama hakkı saklıdır avuçlarınızda avuçlarınızı açıverseniz düşürüvereceksinizdir bu hakkınızı. Dönen dünyaya inat ayaklarınızı sabitleme çabasıyla geçer ömür yani bu bir kişilik taramasıdır. Nerde durduğunuz, hangi balkondan dünyayı seyrettiğiniz hangi kameraya gülümsediğinizle alakalıdır. Yaşamak nefes alıp vermelerin bittiğinde bitmez sadece üzerinize atılan birkaç kürek bu hakkı elinizden almış olmaz yalnızca bunun da ötesinde bunun çok çok ötesinde bir anlamı vardır.&lt;br /&gt;Bugün yaşamla yaşanmamışlık arasında ki ince zarif bir çizgiyi seyrettim hastane koridorlarında. Yaradan sizi bir yerden alıp bir yerlere götürürken bir şeyler belletiyor sizi yoğuruyor yontuyor siz bir şeye dönüşüyorsunuz bu bir şey her insanda farklı tezahür ediyor. Allah bugün benden yaşama hakkını elinde bulundurmaya çalışan bir emekçi heykeli yarattı. La ilahe illallah’la bitirdiğimizde ezanı dedim ki kulağına eğilerek Muhammed’e ( hastanede kulağına ezan okuduğum çocuk) bunla bitmedi Muhammed bununla başlıyor hayat, hayatın bir ezan sesi gibi hoş ve zarif olsun. Biliyorum sana bağlı değildi dünyaya gelmek. Allahın sana verdiği bu yaşam hakkını kimseye verme. Küçücük avuçlarını açmaya zorlarlar seni açma yoksa düşürüverirsin bu hakkını… Değil mi ki bir ömür ancak bir kere sahneye koyulabiliyor. Prova yok Muhammed prova yok…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                              Mustafa YAKIŞIR &lt;br /&gt;                                                               16 Kasım 09&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-8018121464020908890?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/11/omer-yusuf-can-yasama-hakk.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SwJ_jkTKkzI/AAAAAAAAAkM/CAm8AsqRZgk/s72-c/durgun+sular.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-3857143544956068970</guid><pubDate>Sun, 08 Nov 2009 15:11:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-11-08T07:15:44.689-08:00</atom:updated><title>mfa/ bir portre</title><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SvbgEooi7fI/AAAAAAAAAkE/Ny0yUnNO8lQ/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC130.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SvbgEooi7fI/AAAAAAAAAkE/Ny0yUnNO8lQ/s400/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC130.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401751173309066738" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerini kan bürümüş bir adamın hikayesi bu&lt;br /&gt;Silahı belinde, aklı ayakları  altında…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şey bir Perşembe akşamı başlamıştı. Hem mutlu olup hem nefret dolu olmanın ikilemlerini yaşıyordu o akşam. Reddedilmenin bunalımlarını yaşamış olması ve aklını ayaklarının altına alması o gece başlamıştı. &lt;br /&gt;Uzun yıllar önceydi ve bugün bu derece şiddetle  dolu olması kaçınılmaz bir gerçekti. Evinin orta noktasında yanındaki dostunu göremeyecek kadar gözlerini kan bürümüştü. Duvarlar gözlerinde gelgit yaptıkça o çıldırıyor ve yarın yapacağı katliamın hesaplarını yapıyordu. &lt;br /&gt;Bunu bilen tek fani bendim. Evin orta noktasında yarınki cani bile bilmiyordu bu faniyi…&lt;br /&gt;Temizlenmekti kendine göre amacı. Bütün pislikleri bütün yok edilmesi gerekenleri yok etmekti amacı. Kendisini temizlememiş birisinin, böyle amaçlarının olması ilginçti. Fakat gerçek şu ki; kendisi ilginç ötesiydi. Evin orta noktasından kalkamıyor  sanki bir el onu orada tutuyordu. Bir işaretti belki bu; fakat onun gözlerini kan bürümüştü, ne işaret görebilirdi ne de bir dost. Sonra gözleri duvardaki bir tabloya takıldı. Anlama çabalarının  ötesindeydi tablo… “Hayat verenin kulu” yazıyordu etrafı süslerle çevrili hat yazısı tabloda. Dönüm noktasıydı onun için bu. Vazgeçmeliydi…Gözlerinden birkaç damla gözyaşı damladığında daha da kin doldu içine. Vazgeçmeliydi…Başını yere eğdiğinde hayat vereni görmeliydi…Kendisi hayat almamalıydı… Vazgeçmeliydi…Hayat verenin kulu olmalıydı… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık geri dönüşü yok, geceyi saniyelere bölüyor ve&lt;br /&gt;Saniyeler içinde hesaplar yapıyordu. Tek amacı vardı: Kendine göre temizlenmek…Planlar,krokiler,cinayet hayalleri,insan tipleri aklından  geçip gerçeğe dönüşecekti.Şiddet tüm vücudundaydı, artık geri dönüşü yoktu.Sabah erken saatlerde bitirmiş olduğu cinayet hayallerini tatbik için gidiyordu şimdi…&lt;br /&gt;Cinayet yeri : Florya tren istasyonu&lt;br /&gt;Cinayet saati : Cuma sabahı&lt;br /&gt;… Elleri titriyor,gözleri onun gelmesini bekliyordu. Biliyordu geliş saatini uzun zaman takip etmişti ta ki reddedilinceye kadar…Terk edilmenin bedelini masum bir kızdan öteye çıkaracaktı.Gözlerini kan bürümüştü… Tüm bedenini şiddet kaplamıştı…Florya tren istasyonunu onun hatırına kana bulayacaktı..Vakit gelmişti…Cuma sabahı…&lt;br /&gt;Eli tetikte gözleri masum bir kuaför kızda.Etraf kalabalık… Zaman Cuma sabahı…Bir duraklama  cinayet zanlısında...Gözlerinde yaş yüreğinde ince bir sızı. Son bir bakış atıyor masum kuaför kıza. Aklına gelen tek cümle : “iyi akşamlar”… Gözlerini kapatıyor gözyaşları yüreğine damlıyor. Bütün kuşlar havalanıyor bütün sema kurşun sesi ile irkiliyor bir Cuma sabahı… İnsanlar ölüyor,çocuklar ölüyor,koca çınarlar ölüyor ve masum bir kuaför kız hayata veda ediyor…&lt;br /&gt;Kimse bilmiyor cinayet sahibini,hiçbir fani bilmiyor yerini,hiçbir insan görmüyor kurşun yerlerini… &lt;br /&gt;Kendine göre temizlenmekti amacı.Tertemizdi artık ; hayata  veda edebilecek  kadar tertemiz…&lt;br /&gt;Gazeteler tam sayfa haber veriyor : “Florya tren istasyonunda katliam.Toplam 13 kişinin katili yakalanamadı.Cinayet sebebi hala araştırılıyor.&lt;br /&gt;1 genç kız, 3 erkek çocuk ve  orta yaşta 9 insanın ölmesine sebep olan katil nerde?Hiçbir insanın görmediği katil neyin peşinde?Bu kadar profosyenel  olmayı nasıl başardı?Henüz katliamı üstlenen örgüt olmadı.Emniyet ekipleri aramalarına devam ediyor” diye. Başka bir gazete şöyle diyor: “Cinayetten öte cinayetin yapıldığı saat gayet manidar.Bir Cuma sabahı…Bir Perşembe akşamının ertesi günü… Ölen şahıslardan sadece birinin genç bir kız olması da göz ardı edilemez.Buradan tüm psikologlara sesleniyoruz. Katilin kişisel özelliklerini lütfen yazıya dökün.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aradan saniyelere böldüğü geceler geçiyor. Aradan  vicdan mesabesinde dakikalar geçiyor. Aradan yıllar ötesi yıllar geçiyor. Evinin köşesinde kulakları uğulduyor. Çığlıklar duyuyor her gece.Masum gözler görüyor her yerde.Masum kuaför kızın son bakışı kalıyor geride.Son tebessümü kalıyor aklında  kuaför kızın.Artık daha da ikilemler içinde kalıyor yarınını düşünmeyen cani. Hayatı ikiye bölüyor : “ Dört duvar arasında uzun yıllar ya da iki metrelik bir çukur” diyor.&lt;br /&gt;…Fazla beklemenin anlamı yok diye fısıldıyor yüreğine.Kendi ölümünü seçiyor.İki metrelik zifiri karanlığı seçiyor.Ölümüne sevdiği masum kuaför kızın yanını seçiyor.Son sözlerinde “elveda” diyor ey hayat “elveda” diyor “ey yaşam!”…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…Evinin en dar köşesinde ölü bulunuyor yarınını düşünemeyen sevdalı.Tek dileği var elinde bir kağıtta yazılı: “Beni masum kuaför kızın yanına gömün.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerinde yaş var dostun.Yüreği acı dolu.Artık yanında kimse yok. Sokaklarda yapayalnız yürümenin acısını duyuyor sadık dost. Sadık dost son görevini yerine getiriyor.Kucaklıyor dostunu aldırmıyor kanlara… Aldırmıyor gözyaşlarına, kucaklıyor… Son görevini yerine getiriyor. Masum kuaför kızın yanına onun  yerini hazırlıyor…&lt;br /&gt;Gömüyor dostunu toprağa. Toprağı gözyaşlarıyla  ıslatıyor ; yeniden hayat bulsun dostu  diye.Toprağın altında bir dost … Toprağın üstünde bir dost… Mezar taşına “bir sevdalının yeri” yazıyor  tırnakları ile dost.&lt;br /&gt;Giden bir dostun hikayesi bu…&lt;br /&gt;Kocaman sevdasının ötelere bakması ile sonuçlanan hali…&lt;br /&gt;Bir sevdalının gözlerini kan bürümesi ve yüreğini sevda kaplaması hali bu…&lt;br /&gt;“Aşk mahkumuna ne diyet gerekir ne de kısas” fetvasına o masum kuaför kız için “kısas” diyor.&lt;br /&gt;Elveda ey dost! Elveda ey dost! Elveda ey dost!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                        22 Temmuz 08 &lt;br /&gt;                                              MFA&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-3857143544956068970?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/11/mfa-bir-portre.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SvbgEooi7fI/AAAAAAAAAkE/Ny0yUnNO8lQ/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC130.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-6737812178872309885</guid><pubDate>Thu, 05 Nov 2009 09:58:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-11-05T02:01:19.351-08:00</atom:updated><title>mfa/ SİLİK FOTOĞRAF</title><description>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SvKiZ7vmv6I/AAAAAAAAAj8/j2ZEjZCKW3M/s1600-h/s%C4%B1z%C4%B1.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SvKiZ7vmv6I/AAAAAAAAAj8/j2ZEjZCKW3M/s400/s%C4%B1z%C4%B1.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400557469588438946" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;I. &lt;br /&gt;Süzülüşte ruhum en dipsiz kuyulara&lt;br /&gt;İçi boş gümüşte barınıyor hayatım&lt;br /&gt;Aramaya koyulmuş nur kentini&lt;br /&gt;Sızışta bedenim&lt;br /&gt;Hakikatin babından ilk kovuluş &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II. &lt;br /&gt;Acı dolu limana yaslanmış &lt;br /&gt;Silik fotoğraftayım&lt;br /&gt;Kalbime saplanan çapanın &lt;br /&gt;Tanrısal anlamında&lt;br /&gt;Paslanmış yuvasında sürünüyorum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;III. &lt;br /&gt;Akıbetim muttakilerden mi ey Rabbim! &lt;br /&gt;Ağır bir kalemle gönlüme hükmet.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                           MUHAMMED f. Aydın &lt;br /&gt;                                                 5 Kasım 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-6737812178872309885?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/11/mfa-silik-fotograf.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SvKiZ7vmv6I/AAAAAAAAAj8/j2ZEjZCKW3M/s72-c/s%C4%B1z%C4%B1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-4346936831962203156</guid><pubDate>Fri, 23 Oct 2009 16:55:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-10-23T10:02:09.099-07:00</atom:updated><title>mfa/ AŞK ŞİİRLERİ- HASRET</title><description>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SuHhiWEfUcI/AAAAAAAAAj0/pmf4-HBuUGw/s1600-h/acisess_mektup.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SuHhiWEfUcI/AAAAAAAAAj0/pmf4-HBuUGw/s400/acisess_mektup.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5395841808722776514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I.&lt;br /&gt;Harama bulandı gözlerim &lt;br /&gt;Yoktu ruhum &lt;br /&gt;İrin tutsadı kanımdan &lt;br /&gt;Yoktu ruhum&lt;br /&gt;Siyaha çaldı nur tenim&lt;br /&gt;Yoktu ruhum… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II. &lt;br /&gt;Fırtınadaki süveydanın gözleri&lt;br /&gt;Karamsarlığa uzanan el&lt;br /&gt;Bir avucun içinde kalbin çarpışı&lt;br /&gt;Hasretin kıvılcımından &lt;br /&gt;Yağmurun düşüşünden sonra özlüyorum &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnce bir sızı gece &lt;br /&gt;Dumana boğulan hayal&lt;br /&gt;Işığın gölgesinde resim&lt;br /&gt;Sevginin gerçeğinden&lt;br /&gt;Mehtabın yansımasından sonra özlüyorum &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyulmuyor geçmişin çığlığı&lt;br /&gt;Anlık bir hayata razı &lt;br /&gt;Tendeki dudakların sıcaklığı&lt;br /&gt;Her kapıdan girişinden  &lt;br /&gt;İlk bakışından sonra özlüyorum &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşk makamında yaşam&lt;br /&gt;Deniz kabuğuna gizli koku&lt;br /&gt;Sol yanımda&lt;br /&gt;O ürperen gözler&lt;br /&gt;Geceden sonra özlüyorum &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedenlerin içi karanlık kuyu&lt;br /&gt;Konuşmadan yaşanan aşk &lt;br /&gt;Kokuna yaslı bedenim&lt;br /&gt;Gitme demenden &lt;br /&gt;Her dokunuşundan sonra özlüyorum &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mağrur nefse galip &lt;br /&gt;Utangaç hal &lt;br /&gt;Yere inen bakış&lt;br /&gt;İlk parmak aralığından &lt;br /&gt;Son busenden sonra özlüyorum &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fena tuttu yüreğimi&lt;br /&gt;Darmadağın evimin her köşesi&lt;br /&gt;Hayatımın beklenti sabahı &lt;br /&gt;Kocaman aşkıma kapımda sarmaşık büyüyor&lt;br /&gt;Kırmızı gülden &lt;br /&gt;Her nefesimden sonra özlüyorum  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşkın hecesizliği koynumda&lt;br /&gt;Senin olmadığın gecelere &lt;br /&gt;Her dem yutkunuşum ismine&lt;br /&gt;Hasretin ardından &lt;br /&gt;Yağmurun düşüşünden sonra özlüyorum seni&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                MUHAMMED f. aydın &lt;br /&gt;                                                Ağustos 09&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-4346936831962203156?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/10/mfa-ask-siirleri-hasret.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SuHhiWEfUcI/AAAAAAAAAj0/pmf4-HBuUGw/s72-c/acisess_mektup.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>6</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-1471272187238750374</guid><pubDate>Mon, 19 Oct 2009 13:41:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-10-19T06:44:03.738-07:00</atom:updated><title>mfa / AŞK ŞİİRLERİ- NEFRET</title><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/StxtFq7UsUI/AAAAAAAAAjc/6bEEf_a926o/s1600-h/yans%C4%B1ma.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/StxtFq7UsUI/AAAAAAAAAjc/6bEEf_a926o/s400/yans%C4%B1ma.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5394306397872894274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Tanımsızlığa bulaşan hikâyem bu&lt;br /&gt;Cübbemin nakşına aldanıp&lt;br /&gt;Dünyaya meyledişimin cezası&lt;br /&gt;Arayışta iken boşluğa düşüşümün resmi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ulu bir hatanın eşiğinde&lt;br /&gt;Bir de &lt;br /&gt;Nefretin doruğunda&lt;br /&gt;Yalancı bir çift gözün esiriyim&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güzel ile çirkinin hayatına benzedi&lt;br /&gt;Karıştı kıyafetler &lt;br /&gt;Rolleri değişti yaşamım.&lt;br /&gt;Asıllar yok oldu &lt;br /&gt;Kandı saflığı arayan alıksız aklım &lt;br /&gt;En dibinde yaşamın&lt;br /&gt;Zirvesinde nefretin soluğum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çizgilerimin en derin hali yok oldu&lt;br /&gt;Dinlenmede ruhum şimdilerde &lt;br /&gt;Belki de &lt;br /&gt;Acıların itirafına boyun eğip&lt;br /&gt;Yalın bir yalanın kabuğunda&lt;br /&gt;Kaderimde saklıyorum sırrımı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                            13 Ekim 09&lt;br /&gt;                                             Mfa&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-1471272187238750374?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/10/mfa-ask-siirleri-nefret.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/StxtFq7UsUI/AAAAAAAAAjc/6bEEf_a926o/s72-c/yans%C4%B1ma.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>7</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-4428356259452628780</guid><pubDate>Fri, 16 Oct 2009 16:22:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-10-16T09:23:40.005-07:00</atom:updated><title>Demedim mi?</title><description>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/StieAvejyMI/AAAAAAAAAjU/zwMsXSWrx74/s1600-h/images%5B3%5D.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 135px; height: 128px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/StieAvejyMI/AAAAAAAAAjU/zwMsXSWrx74/s400/images%5B3%5D.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5393234289357998274" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oraya gitme demedim mi sana, &lt;br /&gt;seni yalnız ben tanırım demedim mi? &lt;br /&gt;Demedim mi bu yokluk yurdunda hayat çeşmesi ben'im? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün kızsan bana, &lt;br /&gt;alsan başını, &lt;br /&gt;yüz bin yıllık yere gitsen, &lt;br /&gt;dönüp kavuşacağın yer ben'im demedim mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demedim mi şu görünene razı olma, &lt;br /&gt;demedim mi sana yaraşır otağı kuran ben'im asıl, &lt;br /&gt;onu süsleyen, bezeyen ben'im demedim mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben bir denizim demedim mi sana? &lt;br /&gt;Sen bir balıksın demedim mi? &lt;br /&gt;Demedim mi o kuru yerlere gitme sakın, &lt;br /&gt;senin duru denizin ben'im demedim mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuşlar gibi tuzağa gitme demedim mi? &lt;br /&gt;Demedim mi senin uçmanı sağlayan ben'im, &lt;br /&gt;senin kolun kanadın ben'im demedim mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Demedim mi yolunu vururlar senin, &lt;br /&gt;demedim mi soğuturlar seni. &lt;br /&gt;Oysa senin ateşin ben'im, &lt;br /&gt;sıcaklığın ben'im demedim mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türlü şeyler derler sana demedim mi? &lt;br /&gt;Kötü huylar edinirsin demedim mi? &lt;br /&gt;Ölmezlik kaynağını kaybedersin demedim mi? &lt;br /&gt;Yani beni kaybedersin demedim mi? &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söyle, bunları sana hep demedim mi?&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Mevlana Celaleddin Rumi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-4428356259452628780?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/10/demedim-mi.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/StieAvejyMI/AAAAAAAAAjU/zwMsXSWrx74/s72-c/images%5B3%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-5362575316827881223</guid><pubDate>Tue, 13 Oct 2009 16:07:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-10-13T09:10:16.576-07:00</atom:updated><title>mfa/ BUHRAN</title><description>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/StSmVcEEjTI/AAAAAAAAAjM/y9upEjm6Pio/s1600-h/%C3%B6l%C3%BCm.JPG"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 300px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/StSmVcEEjTI/AAAAAAAAAjM/y9upEjm6Pio/s400/%C3%B6l%C3%BCm.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5392117541110058290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bilmiyorum diye başladım hep hayata. Ne gariptir ki; bilmediğimi dile getirdikçe bilme eylemi ortaya çıktı. Yedi bahara rağmen kışı sevdim hep. Saklanmayı gizlenmeyi arzuladıkça bahara itti bembeyaz kar taneleri. Her taneyi beyaz bir melek taşırmış Rahmani edeple. Ne hoş yaşamayı Rahmani tarzda anlamak. Tutuklu kaldım kelimelerde; her şeye her hayata anlam katmak istedim. Çözümsüz insanları tanımak ve onlarla diyalog kurmaktı anlayışım. Anlayışsız bir toplumda yaşayıp; anlamayı anlama çabaları içinde olmak, bir tezat da olsa yapılmalıydı bu eylem. Karar verme düşü ne garip insanda! Bir yanar bir söner misali… İçimizdeki fırtınadan olsa gerek. Dinginlik yok ve inanç doyumu haliyle yok. Tanınmazlara  itimat verilmiyor. Riskten mi korkuluyor nedir? Ahlak ilkelerinin askıya alındığı bir dönemde neden bilinenlere itimat edeyim ki? Korku dolu her yer, her beden, her bakış ve her düşünce. Ne hazin! Burhanlar dururken buhara aman etmek. Dediği gibi şairin hani; yoksa güzel insanlar güzel atlara  binip de mi gittiler ?!&lt;br /&gt;Ah şu takıntılar ve ya takıntılı dolu insanlar! Neden rahat yaşayamıyoruz ki! Bizler, özgürlüğü; sınırları zorlayıp yıkmak sanıyoruz. Heyhat! Kurallar içinde özgürce yaşamak varken nedir bu hezeyan? &lt;br /&gt;Kaldırımları dahi eleştiren bizler! Çiçekten bihaber olup da çiçek gibi olmaya kalkan bizler! Adaletten dem vurup adil olamayan kimler?&lt;br /&gt;Geçmişi ve bugünü anlamayıp nasıl olur da geleceğin peşine düşeriz.? Derler ki ;  “Oğul! Adımlarına dikkat et. Geçmişini unutma, geleceğini hesaba katmadan  bugünü yaşama. Ve dengeler dünyasında yaşadığını asla unutma.” &lt;br /&gt;Unutmaya ayarlanmış bir toplumda unutmamak… &lt;br /&gt;Rabbim bizleri unutmak ile imtihan etme.!&lt;br /&gt;                                            MFA/ NİSAN 2009&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-5362575316827881223?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/10/mfa-buhran.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/StSmVcEEjTI/AAAAAAAAAjM/y9upEjm6Pio/s72-c/%C3%B6l%C3%BCm.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-7152549000955030845</guid><pubDate>Fri, 09 Oct 2009 18:55:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-10-09T12:00:02.082-07:00</atom:updated><title>mfa/ BİTİM SARNICI</title><description>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/Ss-HuvmbuFI/AAAAAAAAAjE/Z8Sd-NPshbI/s1600-h/bak%C4%B1%C5%9F%C4%B1k.JPG"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/Ss-HuvmbuFI/AAAAAAAAAjE/Z8Sd-NPshbI/s320/bak%C4%B1%C5%9F%C4%B1k.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5390676516107171922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Darağacında lambanın gölgesi&lt;br /&gt;Ulur köpekler ezan sesine&lt;br /&gt;Kaybolur boşlukta çocuklar&lt;br /&gt;Kalbimin sesi kitap yapraklarında &lt;br /&gt;Gerçek kepenklerin ucunda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Titrer dalga dalga bulutlar heyulada &lt;br /&gt;Sis çantası yol ayrımındaki işareti&lt;br /&gt;Kızıl saçlarında saklı esrarı tılsımın&lt;br /&gt;Ötelerden haber gelmezken kalbime&lt;br /&gt;Bir çocuğun avuçlarında buldum huzuru…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Surlar ülkesinde gezindim de durdum &lt;br /&gt;Bir burçta saklıymış ilhamın kaynağı &lt;br /&gt;Tutsak kaldığımda bir zindanda &lt;br /&gt;Anladım ki&lt;br /&gt;Ay vakti burada bitmezmiş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi tan vaktidir alacakaranlığa gebe hayat&lt;br /&gt;Nur yüzlü bir atanın çehresinde parmaklar&lt;br /&gt;Mostar köprüsünün orta yıkımında &lt;br /&gt;Ağlar bir ceylan yavrusunun ardından &lt;br /&gt;Bir daha akar mı Fırat çağlar mı Dicle…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kocaman çığın altında yıkılmadan seslen bana bilge şair&lt;br /&gt;Bir şehir düşünmüyorum andan uzak &lt;br /&gt;Ağıtlar yükselirken semaya dindirmeli hüznü&lt;br /&gt;Bilge şair! doru atını sürmeden sarnıçlara&lt;br /&gt;Toy nefsimi bitiminden önce arındır… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               MUHAMMED f. aydın / 31 Temmuz 09&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-7152549000955030845?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/10/mfa-bitim-sarnici.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/Ss-HuvmbuFI/AAAAAAAAAjE/Z8Sd-NPshbI/s72-c/bak%C4%B1%C5%9F%C4%B1k.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-4861360268250707509</guid><pubDate>Fri, 02 Oct 2009 17:56:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-10-02T11:06:21.616-07:00</atom:updated><title>mfa/ cenazem</title><description>Yaşamı ve ölümü yaratan Rabbimin adı ile…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir an öldüğümü düşünmeliydim&lt;br /&gt;Yaşamım da ölümüm de anlam dolu  olmalıydı&lt;br /&gt;Kendi cenazemi hayal etmeliydim&lt;br /&gt;Yaşarken ölmek olmalıydı amacım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tüm insanlığa çağrı yapılıyordu “Ebediyete giden biri var” diye. Musalla taşında iki metrelik bir tahtanın içinde. Sesler var uğultuya dönen. Sesler var uğultuya…Tam orta noktasında; insanların ibretlik bakışları arasında ötelere yolculuğun başlıyor. İsmin söylenmiyor  böyle durumlarda; sıfatlar zikrediliyor baş uğurlayıcının dudaklarında. Omuzlarda taşınıyorsun; büyük güne dek zifiri karanlığına ya da  cennet aydınlığına  gidiyorsun. Ayak sesleri var ve dudaklarda fatihalar…&lt;br /&gt;Kabre konulmak üzere kazılmış mezarın yanında tabutun içindeyim. Her yer kapkaranlık. Sesler var dışardan gelen. Ayrılanları ebediyete uğurlamak için dillerden dökülenler var kulağıma gelen. Eller hissediyorum adını mutluluk koyduğum bembeyaz… Eller hissediyorum; adını mutluluk koyduğum bembeyaz  kefenimde. Kefenimde gölgeler görüyorum;  mutluluğumu alıp ötelere götürecek olan gölgeler. “Ben asıl olanım gölge değilim” Diye bağırıyorum; fakat duymuyorlar. Yumrukluyorum kefenimi, görmüyorlar. Nefesimi ötelere üflüyorum, hissetmiyorlar. Çıkar yolu yok  artık ebediyete gidiyorum. Çıkar yol yok artık…&lt;br /&gt;Hesabın ağırlığı çöküyor üzerime. Kalbimde bir acı hissediyorum; kaldıramadığı  yüklerin acısı…&lt;br /&gt;Kare kare ömrüm gözlerimin önünde. Bedenimde bir üşüme. Yaptıklarım,yapmayı göze aldıklarım ve her şey an be an göz bebeklerimde. Ne hazin… *Zarif adamın deyişiyle; “ Seçkin bir insan değilim. İsmimin baş harfleri acz tutuyor. Bağışlamanı dilerim.”&lt;br /&gt;Sonra konuşmalar takılıyor kulağıma kefenime toprak atılırken… Görüp de birazcık tanıyanlar : “ Daha gencecik delikanlıydı, uzun ömürler dilerdik onda; fakat baharı kısaymış” diyorlar.&lt;br /&gt; Ölümün yaşı mı olurmuş diyorum. Ha bugün ha yarın… Ebediyet beklemez ki seni…&lt;br /&gt;Yakınlarım, dostlarım ve tüm sevdiklerim ise: “Sevgiliydi ve bu kadar erken gitmemeliydi.” Diyerek gözyaşlarını saklamaya çalışıyorlar.&lt;br /&gt;Tüm mesele buydu  işte ;“Sevgiliydi ve bu kadar erken gitmemeliydi.” &lt;br /&gt; Yakalamıştım anlam ötesini ; yaşarken de ölüyken de…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                  Temmuz 2008 &lt;br /&gt;                                             MFA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* A.Cahit Zarifoğlu&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-4861360268250707509?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/10/mfa-cenazem.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-6418705824762648528</guid><pubDate>Sat, 29 Aug 2009 15:45:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-29T08:48:56.850-07:00</atom:updated><title>ŞİİR!!! / MFA</title><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SplNviuTDgI/AAAAAAAAAi0/1v4id3HxV0g/s1600-h/taha.JPG"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SplNviuTDgI/AAAAAAAAAi0/1v4id3HxV0g/s400/taha.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5375413109413580290" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bomboş akıl&lt;br /&gt;Peltesiz düşünce&lt;br /&gt;Anlamsız bakış&lt;br /&gt;Sırça dudak&lt;br /&gt;Dokusuz parmak&lt;br /&gt;Nereye gidiyor bu şiir&lt;br /&gt;Bilmekten aciz gittiği yeri&lt;br /&gt;Uykunun en derin yerinde ve&lt;br /&gt;Acz  gibi&lt;br /&gt;Zengin hayaller peşinde…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MUHAMMED f.aydın &lt;br /&gt; Ağustos 09&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-6418705824762648528?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/08/siir-mfa.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SplNviuTDgI/AAAAAAAAAi0/1v4id3HxV0g/s72-c/taha.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-404056816593596169</guid><pubDate>Sun, 16 Aug 2009 20:36:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-08-16T13:38:06.601-07:00</atom:updated><title>RUMİ(RA) / ETME</title><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SohuIgKA6dI/AAAAAAAAAis/XuxGtvabyPo/s1600-h/konya.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 98px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SohuIgKA6dI/AAAAAAAAAis/XuxGtvabyPo/s400/konya.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5370663647989262802" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme &lt;br /&gt;Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı &lt;br /&gt;Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru &lt;br /&gt;Çalınmış başkalarına ediyorsun etme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için &lt;br /&gt;Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi &lt;br /&gt;Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan &lt;br /&gt;Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan &lt;br /&gt;Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer &lt;br /&gt;Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi &lt;br /&gt;Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize &lt;br /&gt;O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle &lt;br /&gt;Huzurumu bozuyorsun sen mahvediyorsun etme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı &lt;br /&gt;Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil &lt;br /&gt;aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme&lt;br /&gt;        MEVLANA CELALEDDİN RUMİ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-404056816593596169?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/08/rumira-etme.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SohuIgKA6dI/AAAAAAAAAis/XuxGtvabyPo/s72-c/konya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>3</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-3122195878520417024</guid><pubDate>Thu, 30 Jul 2009 12:38:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-07-30T05:41:11.871-07:00</atom:updated><title>MFA/ İSİMSİZ SEVGİLİ-3</title><description>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SnGU2sE-psI/AAAAAAAAAik/EH7D1lpXN9s/s1600-h/bak%C4%B1%C5%9F%C4%B1k.JPG"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SnGU2sE-psI/AAAAAAAAAik/EH7D1lpXN9s/s320/bak%C4%B1%C5%9F%C4%B1k.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5364232298440861378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Özlemek dediğimiz sancının arttığı&lt;br /&gt;Kelimelerin kıyafeti olmadığı&lt;br /&gt;Korkulur korkaklıktan diye söylenmeyen &lt;br /&gt;Bir cümlecik itiraf sadece &lt;br /&gt;Seni beni bağlayan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adını verdiğimde renginin &lt;br /&gt;Suskunun dinip durulduğu anda&lt;br /&gt;Bir tuzağın kuruntusundan çıkıp &lt;br /&gt;Haykırılan bir cümlecik &lt;br /&gt;Beni seni bağlayan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kusuru örtmedeki erdemli bakış&lt;br /&gt;Farkında mı yaşamın o mahzun &lt;br /&gt;Bilinmeyenleri söze dökmeyen&lt;br /&gt;Vazgeçicilik ile hiç olan yürek &lt;br /&gt;Seni bana bağlayan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nefesindeki hoşluğa uzanan kapı &lt;br /&gt;Örtülmeden içeriye giren şems&lt;br /&gt;Rüzgâr eserken &lt;br /&gt;Her zerreye kondurulan bir buse &lt;br /&gt;Beni sana bağlayan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay ışığı vurdukça yakamozlar çarpıyor yüzüme&lt;br /&gt;Paltomun cebinde üşüyor sensizlik &lt;br /&gt;Ayyaş sorgularda yıkılıp düşüyorum&lt;br /&gt;Tenim yandıkça tenine&lt;br /&gt;Gözlerine üşüyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah! Adını her andığımda &lt;br /&gt;Her halimin hemhali olan sevgili&lt;br /&gt;Tebessümünde kıpırdıyor hayat&lt;br /&gt;Seni seninle yaşamak &lt;br /&gt;Adı buğulu  sevgili… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                             MUHAMMED f. aydın &lt;br /&gt;                                                               24 Temmuz 09&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-3122195878520417024?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/07/mfa-isimsiz-sevgili-3.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SnGU2sE-psI/AAAAAAAAAik/EH7D1lpXN9s/s72-c/bak%C4%B1%C5%9F%C4%B1k.JPG' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-1755332348419479442</guid><pubDate>Sun, 26 Jul 2009 17:49:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-07-26T10:51:49.359-07:00</atom:updated><title>MFA / İSİMSİZ SEVGİLİ-2</title><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SmyXnmz41aI/AAAAAAAAAic/E4xSfeVPlwg/s1600-h/images%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 145px; height: 96px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SmyXnmz41aI/AAAAAAAAAic/E4xSfeVPlwg/s400/images%5B1%5D.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5362827962980292002" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Giderken sen yeniden güneşin katrelerine&lt;br /&gt;Gidişinin her anına kokun kaldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir renkte özlüyorum şimdi seni&lt;br /&gt;Adını sen ver&lt;br /&gt;Ne sarı ne mavi ne de… &lt;br /&gt;Mahrem dedim hep anlatışlarına&lt;br /&gt;Kimselere dile getirmezken…&lt;br /&gt;Hep yanında sırnaşık bir çocuk gibi&lt;br /&gt;Bir varsın bir yoksun ama…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İtelendiğinde kanatlarına kuğuların bir gramp&lt;br /&gt;Bir kadın ruh hali ile yalnız istasyonda&lt;br /&gt;Yalnız masada bir erkek iki eli semada&lt;br /&gt;Yüreğindeki beni irdeleme hüznünde sen&lt;br /&gt;Bir şımarık çocuğun peşinde koşan hükmünde ben.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her cümleye tını salınmış isminde &lt;br /&gt;Yansımasında aynanın&lt;br /&gt;Gözyaşların&lt;br /&gt;İlintili her gece hüzünle&lt;br /&gt;Hiçbir laleye adını söylemedim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gidip gelmelerinin arasında karmaşıklığın hep &lt;br /&gt;Dönüp bakamamak &lt;br /&gt;İçinde hayat bulduğum gözlerine &lt;br /&gt;Son bir tebessümünden mahrum &lt;br /&gt;Yarım bırakılmış bir hayat…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah! Adını her andığımda &lt;br /&gt;Hiçlik halimin her hali&lt;br /&gt;İstemiyorum seni&lt;br /&gt;Seni sonunda yaşamak &lt;br /&gt;İsimsiz sevgili&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                 MUHAMMED f. aydın &lt;br /&gt;                                                22 Temmuz 09&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-1755332348419479442?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/07/mfa-isimsiz-sevgili-2.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SmyXnmz41aI/AAAAAAAAAic/E4xSfeVPlwg/s72-c/images%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-7529059862099718384</guid><pubDate>Thu, 23 Jul 2009 10:03:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-07-23T03:23:54.055-07:00</atom:updated><title>İSTANBUL/DİLARAM-MFA</title><description>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/Smg6Mm3DdHI/AAAAAAAAAiU/wzpBYrX4jSM/s1600-h/mfa.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 380px; height: 254px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/Smg6Mm3DdHI/AAAAAAAAAiU/wzpBYrX4jSM/s400/mfa.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5361599344648877170" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;http://www.siirmerkezi.org/icerik/12-siiR-YAZMA-YARIsMASI-ucuNCuSu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İSTANBUL/DİLARAM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerim kapalı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ruhum sende Dilaram&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Senden ayrılık ölüme kısas gibi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bedenim çatışmakta ruhumla;fakat&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne fayda Dilaram sen olmadan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönlümün süsü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönlümün bezeyicisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilim Dilaram...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayal gibiydi sendeki günlerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayır! Belki de burası hayal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek olan sensin Dilaram.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dönüş yolunda gözlerim buğulu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aklım, kalbim ve ruhum sende.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Varolmak nedir?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dilaram bütün cevaplar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün yaşanmışlıklar sende.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ten, ruh oldu mu artık; şüphesiz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir halde bütün sırları görür." Der Mevlana&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün sırlarım sende Dilaram&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asla açığa çıkmayacak olan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tövbekar oldum senden başkasına&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki kapı arasında kalakaldım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deraliye'de huzur buldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dediler ki sırların kapısı Asitanede&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mutluluğuma boynum kıldan ince.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönlümün süsü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönlümün bezeyicisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilim Dilaram...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir anne şefkati kadar rüzgarın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Güneş gönlümü okşuyor kız kulesinde&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seyrediyorum yedi tepeni Galata'da&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şafak sökmeden Eyüp'te ruhum&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asılı kalıyorum denizin ortasında&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamını semtlere sığdıramam&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelimelerim yetmez Dilaram...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Antik çağın Yeni Roması&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizansın Constantinopolisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğu milletinin Faruk'u&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selçuk'un İstanbul'u&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlının İslam bolu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Der ssadet Peygamberin müjdesi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fatihin fethi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönlümün süsü&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gönlümün bezeyicisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilim İstanbul / Dilaram...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhammed AYDIN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16.sı düzenlenen geleneksel suçıktı şiir akşamlarında dereceye giren muhammet dostumu tebrik ediyorum.başarılarının artarak devamını diliyorum.(ömer yusuf)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-7529059862099718384?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/07/istanbuldilaram-mfa.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/Smg6Mm3DdHI/AAAAAAAAAiU/wzpBYrX4jSM/s72-c/mfa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>1</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-1072510879072536331</guid><pubDate>Tue, 16 Jun 2009 11:59:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-06-16T05:03:55.075-07:00</atom:updated><title>İSİMSİZ SEVGİLİYE/MFA</title><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SjeKG5kwoyI/AAAAAAAAAiI/7o2-jn_C4Wg/s1600-h/isimsizzz.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 129px; height: 85px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SjeKG5kwoyI/AAAAAAAAAiI/7o2-jn_C4Wg/s400/isimsizzz.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5347894933664604962" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;                            İSİMSİZ &lt;br /&gt;Buğulu bir hülyanın içinde kayboluyorum&lt;br /&gt;Güneşin katreleri kubbelere yansırken.&lt;br /&gt;Rüzgar savrulurken mehtaba doğru &lt;br /&gt;Kancasında asılı kalıyor yüreğim. &lt;br /&gt;Diledim en nazenin halimle &lt;br /&gt;Kusursuzluğun asırlar sonrasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rüyamda  bengisu yüzünü  gördüm&lt;br /&gt;Itırname gibiydi saçların omzuma dökülürken&lt;br /&gt;Sabır dediğim günlerin her birine &lt;br /&gt;Tebessümünü kondurdum &lt;br /&gt;Berfin halde gönlüm yıllardır &lt;br /&gt;Bekliyor; geldiğinde öleceğini bile bile&lt;br /&gt;Rabbim!  bahşet bu güzelliği bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görmeseydim seni o gün &lt;br /&gt;Bakmasaydım gözlerine&lt;br /&gt;İzlemeseydim senin o ışıltını&lt;br /&gt;Yanmasaydı yüreğim &lt;br /&gt;İsmimi anmasaydın&lt;br /&gt;Uzatmasaydın elini ve ben &lt;br /&gt;Bu halimle yaşamasaydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ah! adını her  andığımda &lt;br /&gt;Ab-ı hayatım olan sevgili&lt;br /&gt;İstemiyorum seni&lt;br /&gt;Seni sensiz yaşamak&lt;br /&gt;İsimsiz sevgili… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                           mfa / 8 Haziran 09&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-1072510879072536331?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/06/isimsiz-sevgiliyemfa.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SjeKG5kwoyI/AAAAAAAAAiI/7o2-jn_C4Wg/s72-c/isimsizzz.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>9</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-2419508363777376139</guid><pubDate>Thu, 11 Jun 2009 12:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-06-11T05:40:45.867-07:00</atom:updated><title>YUNUS NADİR ERASLAN/ACZ İÇİN</title><description>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SjD7AZcTIaI/AAAAAAAAAiA/1Zzblpw5tNg/s1600-h/cahit+zarifo%C4%9Flu3.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 100px; height: 85px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SjD7AZcTIaI/AAAAAAAAAiA/1Zzblpw5tNg/s400/cahit+zarifo%C4%9Flu3.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5346048741936931234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;ACZ'i kurcaladım yüreğimi yontarak&lt;br /&gt;hani senin gezdiğin&lt;br /&gt;otostop caddelerinden geçtim&lt;br /&gt;hani şu yalnızlığın caddelerinden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;az gittim uz gittim cadde boyu düz gittim&lt;br /&gt;hani ben de seccademe davranıp&lt;br /&gt;şöyle serip en kalabalığına kaldırımın&lt;br /&gt;belki de dört rekât aydınlık dağıtmak için&lt;br /&gt;açtım seccademi&lt;br /&gt;kaldırımın alnıma en müsait yerine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hani kalabalığın uzletine&lt;br /&gt;zarif bir dua üflemek gibi&lt;br /&gt;nazire olsun diye adına&lt;br /&gt;hani sana yakışanından olsun diye belki de&lt;br /&gt;belki de adını gülümsemek için&lt;br /&gt;kalabalık bir koroyla&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;çok sesli bir dua adadım&lt;br /&gt;kırk yedi kere&lt;br /&gt;adına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;NOT:http://www.zarifce.com/zarifce/giris.html ADRESİNDEN ALINTIDIR.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEN GİDELİ SENELER OLDU, ZARİF BİR TEBESSÜM BIRAKTIN ARDINDAN, ACZİYETİMİZE BİNAEN.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-2419508363777376139?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/06/yunus-nadir-eraslanacz-icin.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SjD7AZcTIaI/AAAAAAAAAiA/1Zzblpw5tNg/s72-c/cahit+zarifo%C4%9Flu3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-707851249895876165</guid><pubDate>Wed, 27 May 2009 13:20:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-05-27T06:22:36.192-07:00</atom:updated><title></title><description>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/Sh0-h19VrXI/AAAAAAAAAh4/T6ThXkYDuLM/s1600-h/nfk.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 113px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/Sh0-h19VrXI/AAAAAAAAAh4/T6ThXkYDuLM/s400/nfk.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5340493484272233842" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mayıs sayısını Necip Fazıl'a ayıran Yeni Dünya Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Mahmut Bıyıklı ile özel sayıyı ve Necip Fazıl'ı konuştuk...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Yeni Dünya Dergisi Mayıs sayısında Necip Fazıl sayısı hazırladı. Sizi bu sayıyı hazırlamaya teşvik eden temel sebep ne oldu?&lt;br /&gt;Tıpkı insanlar gibi toplumların da ruhunun ve nefsinin önünde yürüyen önder ve önder taslakları vardır. Nefislerin önünde yürüyenler kanaat, ruhların önünde yürüyenler ise icraat önderleridir. Hakiki Önderler, milletlerin ortak hafızasını temsil ederek geçmişi şimdiye taşımak, dolayısıyla kahramanlık ruhunu diri tutmakla vazifelidirler. Onlar, kendilerini ve cemiyetlerini aşarak mutlak üstün ve aşkın olanda yeniden var oldukları için toplumlarını da, önce nefislerini, sonra zamanı ve mekânı aşmaya davet ederler. Onlar, "içinden çıktıkları toplumun özlem ve tutkularını dile getirirler."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni Dünya Dergisi, hakikatin tarafında olmayanın "tarafsız" unvanıyla tebcil edildiği bir dünyada Hz. İbrahim'in ateşine su taşıyarak safını belli eden asil karınca gibi, gözünü hedefinden ayırmayarak icraat önderlerinin asil ve muhteşem hayat mücadelelerini derin hassasiyetli okuyucusuyla paylaşma derdinde. Bu sebeple mayıs sayımızda dergimizin ve yüreğimizin sayfalarını,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bize kalan aziz borç, asırlık zamanlardan;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tarihi temizlemek sahte kahramanlardan..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyerek hayat mücadelesini özetleyen, yaşayarak yazan ve yazdığını yaşayan som bir şaire, hâlis bir yüreğe, Necip Fazıl Kısakürek'e ayırdık. Zira çok sevilen az okunan bir "üstad" oluşturulması tehlikesine karşı onun daha çok okunmasına yönelik vurgu yapmak istedik. Zira milletimizin geneline sorduğumuzda en sevdiği şair yazar olarak Necip Fazıl'ı söyler ama üstadın kitaplarını eline almamış kahir ekseriyet var bu kitlenin içinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip Fazıl'ın edebiyatımız ve fikir dünyamız için öneminden bahseder misiniz?&lt;br /&gt;Necip Fazıl, öncelikle, heybetli, gür sesli ve en mühimi öyle veya böyle sesini cümle hâziruna dinleten bir insan. Edebiyat ise, insanlığa söyleyecek sözü bulunan ve sesini geniş kitlelere duyurmak kaygısında olan sözcü-insanlar için verimli bir zemin! Hele edebiyatın "şiir" tarafına dokunanların sesi,  daha bir "dokunaklı" oluyor. Nesirden kaçabilirsiniz, fakat şiirin hakikisinden kaçmak zordur. Sizi tatlı diliyle cezp eder ve kendisine bağlar. Hakikaten Rabbani ilham ile konuşmalarına izin verilmiş  "evliya-i izamı şuara-yı benâm" olan bir irfan neslinin evlatlarıyız elhamdülillah. Bir Hz. Fuzuli'ye bakın! Haza veli ve haza şairdir! "Şiir, vahyin altında durur" derler. Bu, kendini kıyamete kadar doğrulamaya devam edecek bir sözdür. Şiir alanından gidecek olursak Üstad için, Mehmet Âkif ve Sezai Karakoç ile birlikte özerk bir üniversite diyebiliriz. Onun külliyatını özümseyerek, hazmederek okuyan bir genç, hayatın anlamını, kendisinin bu hayat ummanı içindeki yerini ve hayatına nasıl yön vereceğini rahatlıkla bulabilir. Kendisiyle, insanlarla ve Rabbiyle arasını düzeltmeyi öğrenebilir. Zaten tahsilin asıl mânâsı da bu değil mi? "Okudum yazdım deme -Çok taat kıldım deme - Eğer Hakk'ı bilmezsen - Ha bir kuru emektir"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Necip Fazıl'ın tasavvufi yönü pek konuşulmuyor. Onun zirveye yerleşmesinde Abdulhakim Hazretleri'nin etkisi nedir?&lt;br /&gt;"Arz-ı vâsi ister isen Kâmilin gir kabzına - Arş u kürsîden geniştir bir velînin ayası" buyuruyor Niyazi-i Mısrî Hazretleri. İnsanın, kendi nefsini ilah edinmekten kurtulup Rabbına kul olmayı öğrenmesi önce, yine kendisi gibi bir "beşer"in kendinden üstün ve kâmil olduğunu kabûl etmesiyle başlıyor. Bir kâmil nefesin üfleyip nefsimizdeki geçici alaka bendlerini yıkması gerekiyor. Kendisiyle meşguliyetten Hak için halkla meşguliyete geçmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anlamak ağlamaktır&lt;br /&gt;Necip Fazıl'ın eserlerinde gelenekle kurduğu irtibat hakkında neler söylemek istersiniz?&lt;br /&gt;Gelenek, bedende can gibi bir şey. Onunla irtibatı olmayan insan, ruhuyla bağlantısı kesilmiş "ebter" bir hâle geliyor. Necip Fazıl, "can damarı"nı bulmuş talihli öncü bir insan. O suya kendi gayretiyle ulaşamayacak olanlar için bir hayat kaynağı konumunda eserleri. Nasıl kaplıcalara şifalı sulara gidiyoruz, sıhhat bulmak için; Üstadın eserleri de manevi bünyemizin sıhhati için daimi bir istifade kaynağı. Bizler, "Çok ağlayıp az gülünmesini emri buyuran bir peygamberin "hüzünlü" ümmetiyiz. Necip Fazıl, bize "anlamanın ağlamak olduğunu" hatırlattı yeniden.&lt;br /&gt;             http://www.milligazete.com.tr/haber/ustadi-cok-seviyor-az-okuyoruz-127421.htm adresinden alıntı yapılmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-707851249895876165?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/05/mays-saysn-necip-fazla-ayran-yeni-dunya.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/Sh0-h19VrXI/AAAAAAAAAh4/T6ThXkYDuLM/s72-c/nfk.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-4538638405963201429</guid><pubDate>Thu, 14 May 2009 00:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-05-13T17:54:15.521-07:00</atom:updated><title>MFA/CANIM ANNEM</title><description>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SgtrsX3cCPI/AAAAAAAAAhw/FNkzNCk1HnA/s1600-h/ellerap9.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SgtrsX3cCPI/AAAAAAAAAhw/FNkzNCk1HnA/s320/ellerap9.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5335476593615440114" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;                               &lt;br /&gt;                                 CANIM ANNEM   &lt;br /&gt;        ''anneler günü anısına tüm annelere"          &lt;br /&gt;     Hayatımı kimliğine alışını resmetyeceğim anne. Sadece hasretimi ve sevgimi anlatacağım sana. &lt;br /&gt;Kavuşmak nedir anne? &lt;br /&gt;      Üç kelime verdiler seni anlatmam için bana. Sadece üç kelime. Gözyaşı, sevgi ve hasret dediler. Hikayeni  anlat deyip çekip gittiler anne. İşte anlatıyorum sana; sen çok uzaklardayken ben senin hikayeni anlatıyorum insanlara. &lt;br /&gt;Dinle anne! Bak seni anlatıyorum : &lt;br /&gt;Çocukken hatırladığım; senin camdan bakmalarındı. Evladım geliyor dercesine gözlerini görürdüm perdenin aralıklarından. Kapıyı açtığımda boynuma sarılır ve öpüp koklardın beni.&lt;br /&gt;Beynime resmettim o anı ve sen hala o penceredesin anne. Yağmurlu bir günde şemsiyenin altında elimden tutuşun aklıma gelir. Beni okula ilk bırakışın. Ben küçük adımlarla ilerlerken senin çehrene bakar  sen bana tebessüm ederdin .Ve okuldan çıkınca aynı manzara. Yağmur, şemsiye ve beni hayata bağlayan ellerin anne. Beni beklediğini biliyorum; geleceğim anne. &lt;br /&gt;    Büyüdükçe evladına  kelimeler öğrettin. Hiç aklında çıkarma dedin ve ben hiç aklımdan çıkarmıyorum anne. Dedin ki ; “gözyaşlarını asla saklama”.  Hiç saklamadım anne göz yaşlarımı. Dünyanın  en kalabalık  yerlerinde ağladım ve hiç saklamadım göz yaşlarımı. Uzaklara yolcu ederken evladını kulağıma bir cümle fısıldadın. Mevlana misali “ sen de en iyi olan ne ise insanlara ondan ver” dedin. Ve “Sevgini insanlardan esirgeme” diye ekledin anne. Senden uzak kalabalıklarda yaşarken insanlara hep sevgiden söz ettim. Senin cümlene cümle katıp sevgi ağacı oluşturdum anne. Her telefona sarılıp sesini duyunca “ seni seviyorum” dedim. Kapattığımda telefonlarımı ismini zikrettim hep. Ve  her adımımda anne diye haykırdım. &lt;br /&gt; Mesnevi dedi ki ; “sevgi teraziye sığmaz.”  Senin o yüce sevgini nasıl sığdırayım terazime anne. Alem yaratılmış sevgiden; belli ki sana lütfedilmiş bu sevginin hepsi.   &lt;br /&gt;    Gözlerimi kapatmış ruhumla seni arıyorum  anne. Okuduğum her kelimede seni aradım. Yazdığım her cümleye adından harfler sığdırdım.  Tut elimden sevgi deryandan bir damla daha ver bana. Muhtacım sevgine muhtacım anne. Cennet senin ayaklarına serpilirken tebessüm eder misin bana!&lt;br /&gt;Sen firdevs bahçelerinde gezinirken elimden tutar mısın.!&lt;br /&gt;Evladım diye bağrına basar mısın? Seni seviyorum anne. &lt;br /&gt;Kavuşmak nedir anne? &lt;br /&gt;     Hasretin sırası şimdi. Hasrete sabrı öğüttüm, terbiyeyi sakladım  içine  ve o öğrettiğin her şeyi kuşatan  edebi ekledim. Hani sen buluşmalarımızda “hasretine sahip çık” dedin ya annem. Hikayenin  adını hasret koydum. Asla dinmeyecek olan hasret. &lt;br /&gt;Anne , güneşin batışı ile karanlık çöküyor üstüme. Geceler soğuk ve yalnız geçiyor. Hasretini örtü yapıp sardım üstüme şimdilerde. Yanıyorum hasretinle anne. Bedenim musalla taşında ve sen çok uzaklardasın anne. Seni seviyorum  seni çok seviyorum anne.&lt;br /&gt;Seni anlatacak kelime bulamıyorum anne. Anlarsın o kocaman yüreğinle  evladın gözyaşlarında seviyor seni.&lt;br /&gt;Hikaye  bitti anne ve sen hep başrolümdesin. Söz veriyorum sana ismini  asla silmeyeceğim. &lt;br /&gt;Seni seviyorum seni çok seviyorum anne. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                      mfa / 8 Mayıs 09&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-4538638405963201429?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/05/mfacanim-annem.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SgtrsX3cCPI/AAAAAAAAAhw/FNkzNCk1HnA/s72-c/ellerap9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-3216062726504243927</guid><pubDate>Tue, 12 May 2009 14:47:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-05-12T07:50:23.472-07:00</atom:updated><title></title><description>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SgmMTO-e49I/AAAAAAAAAho/m0U1HwmTSYY/s1600-h/hi%C3%A7lik+kap%C4%B1s%C4%B1.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 300px; height: 400px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SgmMTO-e49I/AAAAAAAAAho/m0U1HwmTSYY/s400/hi%C3%A7lik+kap%C4%B1s%C4%B1.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334949495662633938" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-3216062726504243927?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/05/blog-post.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SgmMTO-e49I/AAAAAAAAAho/m0U1HwmTSYY/s72-c/hi%C3%A7lik+kap%C4%B1s%C4%B1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-6568333339754695711</guid><pubDate>Tue, 05 May 2009 17:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-05-05T10:36:12.428-07:00</atom:updated><title>MUSTAFA YAKIŞIR/YİTİRİŞ DUASI</title><description>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SgB5BrtE9tI/AAAAAAAAAhg/Tnd_-c0WCF4/s1600-h/yitiri%C5%9F+2.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 109px; height: 124px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SgB5BrtE9tI/AAAAAAAAAhg/Tnd_-c0WCF4/s400/yitiri%C5%9F+2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5332395028625290962" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Ay hilale dönüyor usul usul ve ben yitiriyorum bu gün…Önceki günlerden fazla yitiriyorum, yarın daha fazla yitireceğim, bunu da biliyorum …Bu gün ayın bilmem kaçı ay gökte bir hurma dalı, iki büklüm orda öylece durup benim yitirişimi seyre dalmış. Bir taş atsam ne bakıyorsun ulan desem ne bakıyorsun! Hiç mi görmedin acılarına sarılıp yatmış bir adam. Hem sen hiç yitirmedin mi bir yıldızı göğünden, desem de nafile.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yitirdiklerimi tek tek kalbime geri alabilirmiyim.Onları sev(e) mi yorum Allah’ım, Onlar ki yitirmeme, yitirmemize neden oldular. Allah’ım şah damarımdan yakın olduğunu hissettir, hissedemeyen her yanıma.Ben bunu kendi çapımda beceremiyorum,yitiriyorum sadece, paldır küldür, usul usul değil asla. Allah’ım azıcık yitirmemek diliyorum, bir gün hiç yitirmeden uyanmak ve gün sonunda hilalin dolunaya çalması… Sonra o ayla barışmak, bir tebessüm yollamak parlayan çehresine.    Yitirerek Allah’ım yenik mi düşüyoruz dünyaya… Onları benden uzak tut, yalanlarından, takınıp takınıp ne çok maskelerinden… Şu, bu, marka gömleklerinden, bir iş toplantısının slayt’ından beni çıkar, beni çıkar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni yitirişe mahkum etme, beni onların eline verme, bilirim sen ol dediğinde akan suya hükmün  geçer. yitirişime bir dur de, beni bu hengameden uzaklara al. Bir banka hesabının karmaşasından, bir sahte kızın kollarından kurtar. Bir saklambaçta hep ben ebe olayım, hiçbir insanı görmesin bakışlarım. Ben onları olmadıkları yerde arayayım. Sadece sen gözük bana, sadece sen tut elimden, kırlarda bayırlarda… Ve şu yitirişime müdahale et ve lütfen deki: ben ancak kulum ile kalbi arasına girerim ve şimdi ey kulum senin kalbindeyim.&lt;br /&gt;-ALLAHIM!&lt;br /&gt;Çok teşekkür ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-6568333339754695711?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/05/mustafa-yakisiryitiris-duasi.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SgB5BrtE9tI/AAAAAAAAAhg/Tnd_-c0WCF4/s72-c/yitiri%C5%9F+2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-468696121358126840</guid><pubDate>Mon, 27 Apr 2009 14:01:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-27T07:25:44.156-07:00</atom:updated><title>ÖMER YUSUF/İÇİMDESİN</title><description>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SfXAYf5VR-I/AAAAAAAAAhY/A_COmGjvW9s/s1600-h/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC011.jpg"&gt;&lt;img style="float:right; margin:0 0 10px 10px;cursor:pointer; cursor:hand;width: 240px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SfXAYf5VR-I/AAAAAAAAAhY/A_COmGjvW9s/s320/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC011.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5329377261174212578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;nefesini yüzümde tutuyorum&lt;br /&gt;gülüşünü aklımda&lt;br /&gt;morarmış yüzlerini&lt;br /&gt;ısıttım kaç gece_ ısıtıyorum&lt;br /&gt;içimdesin-büyütüyorum seni&lt;br /&gt;                        c.zarifoğlu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İçimdesin&lt;br /&gt;Bir gece vakti;&lt;br /&gt;Sana, seni anlatabilecek kelime bulamamak; ne kötü. &lt;br /&gt;Bir, gece vakti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beynindeki hafakanlarla, bir gece vakti yatağından sıçrayıp uyandığında, ben, henüz uykunun ne demek olduğunun hesabını bile soramıyordum bu gece, kendime kendim… Sen hafakanlarından annene sığınırken, peki ben kime sığınayım bir gece vakti, bir tek ona sığınıyorum, diyorum ki Allah’ım bitir bu hezayanı mı!!! bendeki bu duyguda neyin nesidir? anlam verememenin anlamsızlığı içerisinde bocalıyor, sağa dönüyorum olmuyor, sola dönüyorum olmuyor! Allah’ım, hücrelerimle yine onu düşünmekten ne alıkoyabilir beni… Allah’ım bu nasıl bir imtihan sende iyi biliyorsun ki ben ondan uzaklaşmaya çalıştıkça tüm her şey onu çağrıştırıyor bana… bir divane aşık gibi inciniyor tüm yanım. Allah’ım bunun adı nedir; aşk mı? Tutkumu? Yok yok değil bir esaret? neye esaret? Seni esir alan ne? seni esir alan kim? ortada bir suç mu var? varsa da suçlu kim? Tabi ki ben!  Ne olur beni bırak, beni bırakmış olduğun halde benı bırak geceler boyu uykularımı bırak yatağımı yorganımı bırak okuduğum kitabı bırak hiç umursamadığın halde bırak, ben üzülürüm benim için sen etrafına gülücükler saçarken sevgilinden gelen mesaja cevap verirken ben oturup beynimi peynir ekmekle kemireyim…sen rahat uyu gece hafakanlarını ben bekleyeyim. Kimse dokunmasın rüyalarına sen uyu ben senin yerine ve benim yerime uykusuzum zaten. Ama senin bundan haberin yok. Böyle bir haber ancak gece rüyalarını bölen o karabasandan da kötü olamaz ya. Ben sana sarmaş dolaş düşlerimden bahsederken sen bana küçümseyerek bak, ben senden kalbimin ritmini gizlerken sen bana hayvan de ne çıkar… sen sevinçle kurduğun sirkte benim bir maymun kadar değerim yok bir ip cambazı gibi incecik bir ipte sana ulaşmaya çalışmak ve küçük bir adamın küçük dünyasından küçük bir elma ısmarlamak sirkin sahibine. ne komik bir trajedi. Beni iplerinde alıkoy o ipi alıkoy benim ruhumdan yoksa eriyip gideceğim … Beni affet! beni gülüşlerin hatırına affet beni cüretkarsızlığım beni dünyana sarktığım beni sana olan tutkumdan ötürü affet beni istersen defet ben sen koca bir sirkin patronu ben kafesteki maymun kadarım.yada bir ip cambazı kendi boynuna asılı olan bir ip cambazı yada bir palyaço. Hüzünbaz bir palyaço.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beni sen zehirledin!!!&lt;br /&gt;Beni sen zehirledin!!!&lt;br /&gt;Beni sen zehirledin!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-468696121358126840?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/04/omer-yusuficimdesin.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SfXAYf5VR-I/AAAAAAAAAhY/A_COmGjvW9s/s72-c/G%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BC011.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-710125561349641347</guid><pubDate>Sun, 12 Apr 2009 17:53:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-13T02:35:29.154-07:00</atom:updated><title></title><description>&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SeMHKKOk8KI/AAAAAAAAAgk/CDtKqBeEfNw/s1600-h/zarifoglu5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5324107055607640226" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 248px; CURSOR: hand; HEIGHT: 216px" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SeMHKKOk8KI/AAAAAAAAAgk/CDtKqBeEfNw/s400/zarifoglu5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;EY ŞAİR!&lt;br /&gt;Uykudan uyan ve şimşek gibi çakan şiirlerinle bütün uyuyanları kaldır!Ölen duyguları canlandır,unutulan görevleri hatırlat.&lt;br /&gt;Dikkatle bak, bir tomurcuk daha açtı, ağaçların içinde ödsu boruları genişledi, balıklar suları neşelendirdi, gök gürlemeleri duyuluyor ve kış uykusuna yatan yaratıklar bile güneşli kayaların üzerine birikiyor.&lt;br /&gt;Haydi ey şair!&lt;br /&gt;Sende uyan ve şimşek gibi çakan şiirlerinle insanları uyandır, ölen duyguları canlandır, unutulan görevleri hatırlat. Bununla da kalma, uyuşup kaldığın izbeden ayrıl, insanların arasına karış ve onların öbek öbek toplandıkları ağaç diplerini,tarlaları, çölleri, yemek meclislerini, sohbet halkalarını şereflendir,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;insan zihinlerinden, kalblerin sokaklarından bazen bir atlı, bazen hülyalı bir aşık,bazen bir meczub,bazen bir dert kirpisi,bazen bir düş, bazen bir vaha, bazen bir yıldırım, bazen bir yumruk gibi geç. fakat hepsinde uyarıcı ol!!!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-710125561349641347?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/04/ey-sair-uykudan-uyan-ve-simsek-gibi.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SeMHKKOk8KI/AAAAAAAAAgk/CDtKqBeEfNw/s72-c/zarifoglu5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>0</thr:total></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-5424720870681631084.post-5606543201769502481</guid><pubDate>Sat, 11 Apr 2009 15:09:00 +0000</pubDate><atom:updated>2009-04-11T08:10:22.584-07:00</atom:updated><title>ÖMER YUSUF CAN/ CİDDİ ŞİİR</title><description>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SeCy2cbu52I/AAAAAAAAAgU/fAyAiqlyueA/s1600-h/ciddiyet.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 97px; height: 118px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SeCy2cbu52I/AAAAAAAAAgU/fAyAiqlyueA/s400/ciddiyet.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5323451407967119202" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir/ ciddiyet artırır yokuşları&lt;br /&gt;Uzun uzun taranacak/ saç kalmamıştır dünyamda&lt;br /&gt;Kısa bir eldivenden çıkmış gibi parmakların &lt;br /&gt;Ellerinden belli olur der şair &lt;br /&gt;Bir kadın&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadın geçse/ burada erken olan ne var &lt;br /&gt;Yokuşumu kaldırma! yüküm kalsın omuzlarımda&lt;br /&gt;Bana/ sensizliğin çetelesini tutmak yaraşır&lt;br /&gt;Yokluğunda kalbimle arsızca  hesaplaşmak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık izlerini siler hayat &lt;br /&gt;Bir bakarsın bakışların şehreyan&lt;br /&gt;Bir bakarsın ortasından çatlamış güzeller/&lt;br /&gt;Yusuf yüzlü bir hayalin ardından &lt;br /&gt;Parmaklar elden uzaklaşmış&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki ciddiyetde değil bende ki bu arsız yan&lt;br /&gt;Yan yana durulursa boyumun kısalığı hak götüre&lt;br /&gt;Artık çıkmaz olur ayaklarım yokuş yukarı&lt;br /&gt;Çıkılmadan inilmezi aramak niye&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ciddiyet beni üzer demedim mi!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/5424720870681631084-5606543201769502481?l=mehafilim.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</description><link>http://mehafilim.blogspot.com/2009/04/omer-yusuf-can-ciddi-siir.html</link><author>divane_20@hotmail.com (ömer yusuf)</author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_aw9X3l53fNo/SeCy2cbu52I/AAAAAAAAAgU/fAyAiqlyueA/s72-c/ciddiyet.jpg' height='72' width='72'/><thr:total xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'>2</thr:total></item></channel></rss>